[English]

 

[ Anasayfa ]  [ Murat TOPRAK Kimdir ? ]  [ Çalışma Alanları ]  [ Makaleler ]  [ İletişim ]

Av. Murat TOPRAK


Murat Toprak 1991-95 yılları içinde Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesinden mezun olmuştur. 96 yılından bu yana serbest avukat olarak çalışmaktadır.
                         
       Devamı

 :: Çalışma Alanları

 - Bankacılık hukuku
 -
İdare hukuku
 -
İcra ve iflas hukuku
 - Ceza hukuku
                              Tamamı

 :: Duyurular

Telsim A.Ş borcu olup Toprak Hukuk Bürosu tarafından icraya verilen borçlular 9 haziran 2007 tarihine kadar indirim kampanyasından yararlanabilirler...

::Makaleler 

AB UYUM YASALARI ve TÜRKİYE

                         Değişmeyen tek şey, değişimdir. Değişim, doğada hem doğal   hem de zaruri bir olgudur. Değişim olmaksızın bilim olmaz. Değişim ve dolayısıyla  gelişim, toplumun temel dinamikleridir. Değişim ve gelişim oranına göre; dünyada toplumlar bölümlere ayrılmışlardır. Gelişmiş toplumlar, az gelişmiş toplumlar ve gelişmekte olan toplumlar gibi… Bu gruplandırmalarda değerlendirme ve kıstaslar son derece objektif, genel ve gerçek ölçütlerdir. Yani Avrupa Birliği ülkelerini, Gelişmiş Uygar toplum saydığımızda bunun alt yapısı mutlaka vardır. Gelişmişlik sözde değildir. Değişim ve olumlu dönüşümlerin olduğu toplumun her katmanında, kendini gösterir ve hissettirir.

                        Türkiye Cumhuriyeti; Cumhuriyetin 80. yıl kutlamalarını bu yıl gerçekleştirmektedir. Devletin temelinin 1920’lerde atıldığı dikkate alındığında 83.yıl geçmiştir. Ancak halen 2.Cihan Harbinde yerle bir olan Japonya ve Almanya gibi ülkelerin gelişmişlik düzeyine ulaşmamış bulunuyoruz. Bunun temel nedeni; altyapı , tarihsel ve sosyo-politik nedenleri olmakla birlikte, ülkemizde 83 yıllık süreçte meydana gelen değişiklikler(dönüşümlerin) bünyeye oturmamasından kaynaklanan sebepler vardır.

                        Türkiye Cumhuriyeti temelleri 1960’larda atılan Avrupa Birliği ile entegrasyon sürecine de, bu tarihlerde başlamış, yaklaşık 40 yıllık bir uğraşın sonucunda halen adaylık müzakerelerinin başlayacağı tarih konusunda net bir vaat alamamıştır. Diğer taraftan demir perde ülkeleri olarak andığımız kimi ülkeler 1990’lardan sonra, Avrupa Birliği hedeflerine ulaşmışlardır. Tüm bunların ve Türkiye’nin özellikle Avrupa Birliği Adaylığı konusunda beklenen düzeye gelmemesinin nedeni, halk ağzıyla izah edersek, yapılan değişikliklerin çoğunun lafta  kalmasıdır. Yani değişikliğin ve dönüşümün toplumun ve sistemin her bölümünde kendini gösterememesinden ötürüdür.

                        Avrupa Birliği Kurumlarının Türkiye’nin adaylık statüsü ve görüşmeleri için şart koştuğu; Demokratikleşme, İnsan Hakları ve Kürt Sorunu konusunda bir takım değişiklikler olmakla birlikte, halen Türkiye’nin ciddi sorunları olmaktan çıkmamışlardır. TBMM’nin peş peşe ve Türkiye Cumhuriyetinin tarihinde görülmeye sürat ve cesaretle çıkardığı Uyum Yasaları maalesef halen taşrada uygulanmamaktadır. Halen ülkemizde insanlar düşüncelerini açıklamak için yapmak istedikleri “basın açıklamalarından” dolayı gözlem altına alınmakta, adli tahkikatlara maruz kalmaktadır. Yine çıkarılan Uyum yasalarıyla serbest hale gelen ve insanların çocuklarına istedikleri ismi seçme hakkı halen Bakanlık Genelgeleriyle engellenmektedir. Yine Uyum Yasalarıyla yurttaşların Kürtçe Kurslar aracılığıyla, Kürtçe ve Türkiye’de bulunan diğer dillerin öğrenme hakkında keyfi idari uygulamalar ile engellenmektedir. İşkence Türkiye’nin gündeminden düşmemiştir. Evrensel hukukun ve Türk Hukukunda yasal dayanağı olmayan infaz rejimleri hükümlü insanlara uygulanmaktadır. Keza halen yapılması düşünülen resepsiyonlarda insanların din ve vicdan özgürlüğüne göre farklı uygulamalar yapılmaktadır.

                        Bunlardan da anlaşıldığı gibi Yasalar ve olumlu değişimler pratike yansımadıkça, yasal haklar toplum her kesimine tanınmayıp, bu haklar kullandırılmayınca kağıt üzerinde kalmaya mahkumdur. Yine değişikliler sözde kalınca, özde değişiklik olmamakta ve belli tarihlerde ülkemizde hazırlanan raporlar Avrupa Birliği Kurumlarının arşivlerinde kalmamakta, bunlar en ince ayrıntısına kadar değerlendirilmektedir. Hedefimiz Avrupa Birliği değerler sistemi ve Uygar Dünya ise  kartları kurallarına göre ve samimi oynamamız gerekir. Aksine tutum ve hesaplı davranışları Avrupalı yutmaz… Görüşmek dileğiyle


         TÜM MAKALELER                       Önceki Makale      |      Sonraki Makale   


[ Anasayfa ]  [ Murat TOPRAK Kimdir ? ] [ Çalışma Alanları ] [ Makaleler ]  [ İletişim ]

© 2007 Toprak Hukuk Bürosu