ish]

 

[ Anasayfa ]  [ Murat TOPRAK Kimdir ? ]  [ Çalışma Alanları ]  [ Makaleler ]  [ İletişim ]

Av. Murat TOPRAK


Murat Toprak 1991-95 yılları içinde Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesinden mezun olmuştur. 96 yılından bu yana serbest avukat olarak çalışmaktadır.
                         
       Devamı

 :: Çalışma Alanları

 - Bankacılık hukuku
 -
İdare hukuku
 -
İcra ve iflas hukuku
 - Ceza hukuku
                              Tamamı

 :: Duyurular

Telsim A.Ş borcu olup Toprak Hukuk Bürosu tarafından icraya verilen borçlular 9 haziran 2007 tarihine kadar indirim kampanyasından yararlanabilirler...

::Makaleler 

İDAM CEZASI

          Son günlerde idam cezasına dair tartışma almış başını gidiyor. Kanaatimce; devletin eliyle işlenen bir cinayet olan idam cezasını asıl tartışması gerekenler yeterince tartışmamaktadır.  Tartışmayı yapanlar siyasiler, medya ve birazda hukukçulardır. Aslında idam cezası Ceza Hukuku’nda  bir ceza türü(çeşidi) olması nedeniyle, bu tartışmanın en çok Hakimler, Savcılar ile Avukatlar tarafından ve avukatların alt ve üst meslek kuruluşları olan Barolar, Türkiye Barolar Birliği nezdinde yapılması gerekirdi. Yine Yüksek Mahkemelerin üyeleri, Hukuk Fakültelerinde tartışılması gerekli olan bu ceza, son olarak da yasal düzenlemelerin zemini olan TBMM’de ve Siyasal Partilerde bu hususun görüşülmesi, tartışılması ve buna ilişki düzenleme gerekirdi.

         Ceza Kanunumuzun 12. maddesi idam cezasını düzenlemekte olup, genel olarak idam cezasının ne olduğu, infaz şeklinin nasıl olması gerektiğine dair açıklamalar tanzim edilmiştir.Ceza Kanunumuza göre idam; buna mahkum olan kimsenin asılması suretiyle hayatının sona erdirilmesidir. Gebe kadınlar doğurmadıkça, akıl hastaları şifa bulmadıkça idam edilemezler. Mahkumun hususi gününde, birden fazla kişinin karşı karşı asılması yapılamaz.  İdam cezasının infazı için Yargıtay’ın tasdik kararından sonra TBMM’nin de onayı şarttır. TBMM’de onaylanmayan idam cezalarının infazı yapılamaz. TBMM ise 1984 yılından bu yanı yaklaşık 18 yıldır hiçbir idam mahkumunun cezasının infazını onaylamamıştır. Dolayısıyla Türkiye’de kanunlarda idam cezası olmakla birlikte 18 yıldır uygulaması yok idi. Ancak PKK lideri Abdullah ÖCALAN’ın yakalanması ve idama mahkum edilmesiyle birlikte yine idam cezası ve infazına ilişkin  tartışmalar başladı.

         Aslında Avrupa Konseyi üyesi olan ülkelerde, idam cezasını mevzuatında kaldırmayan tek ülke TÜRKİYE’dir. Avrupa Konseyine üye olan tüm ülkelerde-Türkiye hariç- idam cezası diye bir ceza yoktur. Yine Türkiye 1952 yılında Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesini imzalamış, İnsan Hakları Mahkemesini yargı yetkisini tanımasına rağmen, idam cezasını sözleşmenin tarafı olan ülkelerde kaldırılmasını sağlayan Ek-6 nolu protokolü imzalamamıştır. Türkiye kendi insanı için; çağdışı olan, adli hataların denetiminin imkansızlaştığı ve bütün insan haklarının kaynağı olan yaşam hakkını ortadan vahşice kaldıran idam cezasını kaldırmalıdır. Değerli okuyucularım, peki katilin öldürdüğü kişinin yaşam hakkı yok muydu, diye sorabilirler. Ben derim onun adı “katildir” ama idam cezasının kararını ve infazını yapan “devlettir”. Modern devletler şefkatlidir, katil gibi davranarak kısas yapamaz. Ayrıca katil olan suçlunun kişiliğini kazıyın altında insan çıkar, en iyi adalet dağıtan devlet, cezayı insan usullerle çektirip, suçluyu ıslah eden devlettir.

         Türkiye idam cezasını öncelikle kendi insanlarının talebi olduğu için kaldırmalıdır. Yine Türkiye madem Avrupa Birliği’ni kendine hedef oluşum olarak seçmiş, o halde oyunu kurallarıyla oynamalı ve tüm Avrupa’da olmayan idam cezasını kaldırmalıdır. Türkiye sağduyulu kamuoyunun, idam cezasını kendisine “siyasi rant” malzemesi yapan kesimlere prim vermeyeceği inancındayım, ne dersini? Görüşmek dileğiyle...


         TÜM MAKALELER                       Önceki Makale      |      Sonraki Makale   


[ Anasayfa ]  [ Murat TOPRAK Kimdir ? ] [ Çalışma Alanları ] [ Makaleler ]  [ İletişim ]

© 2007 Toprak Hukuk Bürosu