|
ŞANLIURFA
KARANLIKTA
Uzunca bir zamandır bu köşede yazdığım
yazıları, hukuk köşesi ismiyle siz
okuyucuların değerli takdirlerine
sunuyordum. Toplumun ve okuyucularımın
değerli görüş ve önerilerini dikkate alarak
köşenin ismini “Toplum ve Hukuk” olarak
değiştiriyorum. Yazdığım yazılar Avukat
olmam nedeniyle genellikle hukuk eksenli
olmakla birlikte; hukukun dışına da
taşıdığım, toplumda var olan diğer bilim
alanlarında da yazdığımdan, toplum ve hukuk
gibi birbiri içine geçmiş, biri birini
tamamlayan iki kavramdan köşemin yeni ismini
oluşturdum.
Kuralsız(hukuksuz) toplum olmaz. Toplumsuz
kural olmaz. Bu iki cümle Batı hukuk
sistemlerinin temeli olan Roma Hukukundan
gelmektedir. Gerçekten Kuralın olmadığı
toplumlarda kaos ve huzursuzluklar vardır.
İnsanların birbirleriyle ilişkilerini
düzenleyen hukuk kuralları olduğu gibi,
insanların devlet denen kamu otoritesiyle
ilişkisini düzenleyen kurallar da vardır.
Bu
genel açıklamalardan sonra; yaklaşık 1 aydır
Şanlıurfa’yı karanlıkta bırakan Tedaş
Şanlıurfa Müessese Müdürlüğü ile
Şanlıurfa’da yaşayan vatandaşlar arasındaki
ilişkileri hukuki açıdan irdelemeye
çalışacağım. Şanlıurfa Gap’ın başkenti,
Türkiye’de en çok enerjiyi üreten şehir.
Bırakınız Şanlıurfa’ya Türkiye’nin değişik
illerinin enerji ihtiyacını gideren Dünyanın
dev barajları arasında sayılan Atatürk
Barajına sahiptir. Ancak gelin görün ki
Şanlıurfa karanlıkta, bu da bana meşhur ata
sözümüzü hatırlattı; “mum dibine ışık
vermez.”
Tedaş, özel hukuk hükümleri çerçevesinde
elektrik dağıtım işini yapan, özel bir hukuk
şirketidir. Vatandaşlarda bir şirket ile
“elektrik abone sözleşmelerini” düzenleyen
sözleşmenin tarafıdırlar. Yani bir tarafta
Tedaş gibi, özel hukuk tüzel kişiliğine
sahip şirket ve diğer tarafta abone
sözleşmesinin tarafı vatandaştır. Bu
sözleşme(abone sözleşmesi) gereği Tedaş
vatandaşa elektrik verecek, diğer taraftaki
vatandaşta bunun elektrik ücretini
ödeyecektir.
Gelin görün ki ortada elektrik enerjisi yok
tüm Şanlıurfa karanlıkta; bunun sebebini
sormak için vatandaş olarak defalarca; Tedaş
Müdürünün direkt telefonunu aradım, her
defasında telefona çıkan sekreter; müdür
beyin dışarı yada toplantı da ve yahut ta
Ankara’da olduğunu bana tekrarlamıştır.
Elektrik arıza için aradığım 186 nolu
telefonun ise hiç meşgulden düşmediğini
gördüm. Bir an için sevindim, ne kadar
duyarlı vatandaşlarımız var herkes arıza içi
186’yı arıyor düşünürken, 186’nın bilerek
açık bırakıldığını öğrendim. Bir hizmet
vermek üzere kurulan bu telefon ağının bu
haline çok üzüldüm.
Elektrik kesintileri konusunun veya voltaj
düşüklüğünün sebebini yetkili bir ağızdan
bir türlü öğrenemedim. Çünkü Tedaşta muhatap
bulamadım. Dolayısıyla elektrik
kesintilerinden dolayı veya voltaj düşüklüğü
nedeniyle zarar gören Hilvan’daki
vatandaşlarımızdan biraz bahsetmek isterim.
Bu vatandaşlarımız açtığı davaları
kazandılar ve bu davalar Yargıtay(Temyiz
Mahkemesi) tarafından da onaylandı. Bu
nedenle vatandaşlarımıza bu köşede bir kez
daha sesleniyorum; vazifesini ihmal eden
görevliler için suç duyurusunda bulunmaları,
bu elektrik sorunundan dolayı tarlada sulama
yapamayan, evinde beyaz eşyası yanan,
işyerinde bilgisayarı bozulan hemşerilerimin
de sözleşme gereği edimini(borcunu) ifa
etmeyen(yerine getirmeyen) Tedaş şirketi
aleyhinde tazminat davası açmaları bir
hemşerilik vazifesidir. Aksi halde 21.yy da
dahi Şanlıurfa karanlıkta kalmaya devam
edecektir. Görüşmek dileğiyle…
Bu yazıyı tam bir
yıl önce yazmıştım, aradan 365 gün geçti,
dünyada çok şey değişti ama Şanlıurfa
yerinde saymakta, aynı elektrik sorunuyla
çebeleşmektedir.
TÜM
MAKALELER
Önceki Makale
|
Sonraki
Makale
|